Geçen gece oturmuş düşünüyordum...
Okadar politik yazi yayınladık, okadar kişisel fikirlerimizi paylaştık, konumuz sadece *bizim* hayatimiz olduğu için en içten resimlerimizi birbirimizle olan diyologlarımızı yayınladık şu kısa blogger hayatımız suresince...
Ama daha hiç çok sık okuduğum blogger arkadaşlarımızın şikayet ettigi veya sonucunda blogunu ozelestirmek zorunda kaldığı, her söze muhalefet olan insanlardan yorum gelmedi diye...
**parazitttt**

Gözümüz aydın ki sonunda geldi...
şimdi sevgili dostlar ben burayi parlemento olarak gormediğim, kendimide cumhurbaşkanı olarak ilan etmedigimden midir nedir müzakere ve münakaşaya asla ihtiyaç duymuyorum...
Ama gelin de görün ki bende sonucunda bir insanım ve soylediğimi anlamadan dar, ensiz kafalar ile bakan insanların yorumlarını cevaplamadanda edemiyorum...
Hadi bakalım sayın okuyucumuz ne demiş...
efrasiyab said...
Sen burger king te hamburger yemedin mi_? ya da iskender kebap, ya da lahmacun_? Ne bileyim iste her ögrenci yemekhanesinde çikan tavuklardan da mi yemedin? o zaman vejeteryansin, saygi duyarim.
Ama kurban bayramini tukaka ilan etmeden önce izin ver sunlari yazayim,
1) Kurban bayraminda her yil 2.5 milyon ytl para sehirden, üretim sektöründen, hizmet sektöründen, köylere hayvancilik ile ugrasanlara akar, hayvancilikla ile geçinen insanlarin çogu bu bayram sayesinde kendine gelir. Bir an için babanin hayvancilik yapan birisi oldugunu hayal et, olabilirdi, bu buyuk biri ihtimaldi ama olmadi.
2) Kesilen kurbanlar her yil kisi basina yillik geliri 100$ olan etiyopya gibi ülkelere gönderilir, açliktan ve aidsten analari aglayan insanlar için bunun ne demek oldugunu anlarmisin bilmiyorum, sana ntvmsnbc.com adresindeki o'an lari tavsiye ediyorum. bir an için onlardan biri oldugunu hayal et. açlik nedir hissetmeye çalis mesela hiç oruç tuttun mu simdiye kadar _? ibadet olsun diye degil canim öylesine..
3) gozlerimizi kapadigimiz zaman hindistan kesmirini görmedigimiz zaman, filistini, iraki görmedigimiz zaman, en zengin petrol yataklarina sahip nijeryanin nasil olupta dunyanin en fakir ulkelerinden biri oldugnu sormadigimiz zaman problemlerin yok olmadigini anlariz.
4) Aile üyeleri bu vesile ile bir araya gelir ve bu dünyanin para kazanma yeri degil sevisme yeri oldugu hususunda birbirlerine hatirlatmalar yaparlar. güven duygusu yasatirar.
unicef kartlari senin vicdanini rahatlatiyo olabilir ama bana daha fazlasi gerekiyor,
bunun için hayvan kesmek gerekmez dersen, hadi ama bu kadar saf, bunu engelleyemezsin, yedigimiz her uc seyden ikisi et mamulu.
son olarak,
kizmadin insallah
iyi bayramlar
1. Soyledigin et mamulerinden yedim veya yemedim, insanlar elinde sonunda vejeteryan doğmuyor. Bir şekilde et tüketmişimdir. Bu kurban bayramının gerçeklerini değiştirmiyor. Siz benim babamın veya ben buyurken maddi destek aldığım hiç bir şahısın hayvancılık yapıp yapmadığını bilmiyorsunuz... Benim duşunceme saf demişsiniz sanki ben polyanacılık oynuyormuşum gibi oysa asıl bu kadar saf yorumlar yapan sizsiniz...
Eger ki Baban hayvancı olsaydı bunları demezdin diyecekseniz savunmanız buysa benim anlatığım bayramda, benim *özgür* irademle paylastığım, hayalini kurduğum bayrama bakarsak zaten hayvancılık sektörü olmasada o insanlar sosyal güvenceleri olan insanlar olurdu... çünku insanlar birbirlerinin varlığının farkında olurdu, vergiler herkez tarafından odenirdi, ve hukumette dogru hizmeti verirdi, sadece 1kg et vermek için ve vicdanlarını rahatlatmak icin buluşmazdı...
*Herzaman yardima muhtaç insanlarin farkında olurduk...*
Dunya'nın her yerinde farklı meslekler farklı talepler görüyor, bayramda hayvancılık yapan insanların ekonomisi bayram edebilir ama bayram dışında da insanlar zaten et tuketiyor... Onların ekonomisi çam agaç'ı satanlar gibi sadece 365 günün bir gününe baglı değil sizinde dediğiniz gibi üç besinden ikisi et...
Bide insan oğlu para kazansın diye kendini savunamıyan bir varlığın ölümü size normal geliyorsa buda sizin sorununuz olduğunu gösterir çünku içinde bir nebze sevgi ve merhamet olan herkez o bayrami kutluyanlarda dahil ne demek istedigimi anlar...
Elinde sonunda benimde boğazımdan et geçmiştir vejeteryan olup olmadığımı bilmiyorsunuz ama sonuçta insanlar analarının karnından vejeteryan doğmuyor...
Fikirler, düsünceler, kavramlar geliştikce vejeteryan olmayı seçiyor insan... Bu arada kendi kendinize sonuç çizmeyin çünku ben bayramda yapılan katliamdan bahs ediyorum vejeteryan olup olmadığımı bilmiyorsunuz... Orda verdigim mesaj'da biraz açık ampul ile bakarsanız asla et tuketmeyin demiyorum...
O posta yorum bırakan mantıklı insanlarda bildiğim kadarıyla normal dozda et tüketiyor ama aile başina bir hayvan kesilirse bu anormal olur... Neredeyse ailede ki kişi başına hayvan kesiyorlar, parasi olan 3 tanede kesiyor...
Dunya'nin ekolojik dengesi için bile bir felaket... çocuklarımız kuzunun ne olduğunu bilmiyecek bu gidişle, ikinciside bu aşiri talep yiyeceklere hormon girmesini körçüklüyor çünku doğal yollar ile üretim yeterli olmuyor dunyanın ışık hızıyla çoğalan nufusunu doyurmaya...
2. "Kesilen kurbanlar her yil kisi basina yillik geliri 100$ olan etiyopya gibi ülkelere gönderilir, açliktan ve aidsten analari aglayan insanlar için bunun ne demek oldugunu anlarmisin bilmiyorum" demiş arkadaşımız...
Siz galiba yazdığımı anlamadınız Etiyopya gibi ülkelerde ki aids'li insanlar açlıktan yemek yediklerinde vücutları şoka giriyor...
*
O sizin beğenmediğiniz UNICEF'in onlara ulaştırdığı ilaçlarçı tuketmeleri gerekiyor, aksi taktirde vücutlarına giren yemek hemen feçes olarak çıkıyor - kana karısmadan... Anlıyacagınız o insanların vücudu dipsiz kazana dönmüş halde oluyor...
*
üstelik beğenmediğiniz o ilaçlar o insanların bir gün fazla yaşaması için işe yarıyor... Ağrılardan geberdikten sonra bir lokma et yemek ister mi sizin canınız, et'i birakın bogazınızdan bir lokma geçmesi rahatlatır mi ağrıdan bir hal olmuş bedeninizi...
Sonuçta 100$'lık et yerine, 100$'lık baska besinlerle *peynirinden, bakliyatlarından, meyvesinden, sebzesinden tutunda* bir sene insanların midesi bayram eder...
Ustelik siz hayvancılıktan bahs etmişsiniz UNICEF ve OXFAM çiftlikte çiftci'ye bir sürü mazeme, ölü toprağı verimlileştirmek için fertilizer sağlıyor, aynı zamanda gerektiği taktirde sadece yemeleri için değil ama çalişabilmeleri için hayvanda veriyor... Anlıyacağınız fakirliğe ömür boyu çagre saçğlıyorlar çünkü o insanlar gıda üretebilse hem ekonomileri degişir hemde karınları doyar...
3. Dünya konularına el atmışsınız*
Bu konu ile bağ kuramadım -
Evet haklısınız bunların hepsinin farkındayız ve tartışılacak bir sürü konu ortaya çıkıyor ama bu konuyla bunun hiç bir alekası yok... Unutmayın ki Iraq'ta ki savaşın sorumlusu kendi egosu için ailevi zenginliğini korumak icin başkalarını sömuren *Bush* ailesi.
Aynen insanların boğazı için hayvanları öldürmesi gibi... Bu konuyla bunun pek bir ilgisi yok ama dünyadan haberdar olduğunuzu gösterdiğiniz için ve bizler ile bu önemli bilgiyi paylaştığınız için teşekkurler efenim.
Unutmayın ki dünyadan bir haber degilsiniz diye, başkasının açısından bakmadan, bu ahkam kesme hakkını vermiyor size... Ben o yazıyı yazmadan önce günlerce her bakış açısından düşündüm de yazdım*
Sonuçta insanların düsünceleri inançları sizinkinden ibaret değil...
4. Zaten yazıyi ne kadar düzgün okursanız okuyun düz baktıktan sonra aslında benim neyi kast ettiğimi anlıyamazsınız, o tılsımı göremezsiniz...
Kişi başına bir koyun inek keseceğimize et seviyorsanız kasaptan aldıgınız bir kilo etle yemek yapılsa, yaptığımız yemekler paylaşılsa, elimiz 10 ekmek tutuyorsa 1'iyle biz yetinsekte baskalarınada el uzatsak... Anadolu'nun koşe bucağında bakımsız kalmış çocuklara et yolluyacağımıza, uzun vadeli yardımlar saglasak...
Bakın bayram günü Bâla'da insanlar çadırda uyudu... Kuzu, koyun, ne midelerindeymiş degilmiş sogukta donarken onumu düşündüler... Kızılayın maddi açıdan güçlenmesi gerekki o insanlara yardım etsin, ama tabi ki ondan once evlerin depreme karşı dayanıklılaşması gerekiyor... Ve bunlarda başka bir zaman yazabileceğim başka konu başlıkları yaratıyor...
Bunu özelikle ayri yazmak istedim*
*
Sakin benim dinimi mesebimi asla bu tutum, bu uslupla sorgulamayığn, bu ne şımarıklıktır ki oruç tutunuz mu diye sorarsınız?
Dogru demişsiniz oruçun dinle ilgisi yok*
inanın bana burda oruç tuttum diye naralar atıp şımarıklık etmiyeceğim, tuttuysam tuttum tutmadıysam tutmadım bu dile getirilmez, ama nefsimi terbiye ederim ve eğer bastıgınız nokta aç olanların hissetiklerini hissetmemdiyse evet hissetim, insanın kan şekerinin düşüp canının her gördüğünü de istediğini iyi biliyorum...
Ben burda bir yazi yazdim örnekler verdim, nereye ne maddi manevi yardımlar yaptığımi bilmiyorsunuz, benim hayatımda ki misyon vicdanımı rahatlamakta değil ve ben UNICEF kartlarını ve ürçünlerini asla vicdan rahatlatmak için almam birde onlardan bana bişey gelsin zaten istemem - ihtiyacı olan insanlara 100% gitsin isterim... Kartdan gelen gelirin ne biliyim 25% kartlara vede yuzde 75% ihtiyacı olanlara diye ayrılsın istemem... Kartları küçümsiyerek kendinizi iyi mi hissetiniz?
Farkındaysanız yılbaşı geldi şimdi noel demeyim buda ayrı bir polemik yaratır*
insanlar hediyeler, hediye paketleri, kartlar alacak vede gidip büyük markalaşmış yerlerden alacaklarına, dünyada ki bazı adı üstünde ki *güçleri* güçlendireceklerine zaten her koşulda alacakları kartları hediye paketlerini ordan alsalar hem işlerini görürler, hemde bizim rahatımızdan mahrum olan insanlarada el uzatmış olurlar...
Onun için bir daha sakın bu blog'a gelip bizim şahsi düsçüncelerimizi eleştirme... Bu ettiğiniz lafları ederken karşıdakini zaten düşünmediğiniz belli... Vicdan rahatlatmak asıl sizin ki... Hata orda o yorumu yaparken kendinize pskolojik terapi yaptınız "aaaa bak ben nelerle sana muhalefet olurum" tavrıyla haz duydunuz...
Ayrıca modern ve bilgili bir hava katmak için ben NTV izlerim ipucunu verdiğiniz içinde ayrıca teşekkurleri bir borç bilirim... Malumunuzdur sayın okuycular yorumu yazan kişi tavsiyede bulunmuş link vermiş ntvmsnbc.com'a bakmamızı önermiş... Arkadaşın demeye çalıştığı eğitimli insanlarda benimle hemfikir... Belirtiğim gibi ben her pencereden bakıp bu yazıyı yazmaya karar verdim, inanın bilmediğim konulardada arastırmalar yapıp öyle yazdım!
Bide arada sıkıştırdığınız bütün kaba eleştirilere, ne biliyim "unicef kartları senin vicdanını rahatlatıyor olabilir" gibi yaptıgınız size asla düşmiyen yorumlara ramen beni vede sayın okuyucumu manipule etmek için birde kendi vicdanını rahatlatmak için yazdığın sözde gönül alan, sonunda iyimser bir tavırla "kizmadin insallah iyi bayramlar" diyip ben iyi bir insanım imajı vermene hiç gerek yoktu...
