Sunday, 27 January 2008

"Pazar rehaveti ebedi uyuşukluktan iyidir!"

24 gun olmus bloga yazmiyali*

Aslinda yazmak istemedigimizden degil*

Yazdiktan sonra isim gucum yokmus gibi tek tek Turkce karaktere degistirmek beni yazmaktan sogutan sey*

Oralardan bir ses geliyor ozaman yabanci karakterlerle yaz gitsin diye ama ozamanda okuyanlara uzuluyorum, kiyamiyorum*

Zorlanmiyormusunuz? Bir kelimeyi anlamak icin iki sefer okumak zorunda kalmiyormusunuz?

Artik biz iki sefer bakmadan yabanci karakterle yazilmis Turkce bir yaziyi sular seller gibi okuyabiliyoruz...

Galiba hepimiz okuyabiliyoruz cunku dunyanin her kosesinden birilerinin guzel Turkcemizle yazdiklarini okuyoruz farkli klavyelerle, farkli alfabelerle...

Birazda icim sizliyor, kelimeleri duzgun kulansak bile dilimize katl etmis olmuyoruz demi, ornegin: şefaf yerine, sefaf yazinca?

Sanki yeterince emek vermemisim gibi geliyor*

Cok dusunceliyim bu siralar anliyacaginiz*

En iyisi birtane Turkce klavye almak...

Bide uzun sure yazmamanin dezavantaji uzun uzun yazmak oluyor...
Yazacak, anlatacak, paylasacak okadar sey biriktiki...
Butun kulaklari buraya toplayip sogukta odun atesinin etrafinda hikaye anlatir gibi bir suru konuya deyinesim var...
Anliyacaginiz bir suru hikaye tadinda olay anlatasim var...

Ama gelin gorun ki bu bir postada olacak is degil cok uzun olur... Bikarsiniz*

Minik minik, tadimlik postlar, o blogu okuma istegini daha cok uyandiriyor zaten...

Yada bana mi oyle geliyor?

Sonucta **Nitelik nicelikten daha önemlidir**

Buda haftanin sozu olsun:)...

**Nitelik nicelikten daha önemlidir**

Buda blogumuzda yeni bir bolumu olu versin*
Sizden duydugumuz, arakladigimiz, hayatda yasadiklarimizla birlikte ogrendigimiz guzel sozleri hep birlikte paylasalim...



*Opucuk Ormanlari*

Ayse Arman'i Marmite'a benzetiyorum...
Ya cok seviyorsunuz...
Yada hic!
Boyle bir bolunme soz konusu...
Ayse Arman'i okuyanlar
Ve
Ayse Arman'i okumiyanlar...

Ben sahsen okurum, fikir alisverisi yaparim, her okudugum gazeteci/yazar gibi arada fikirlerini dogru bulmam, aradada "Hih iste, tam dusuncelerime tercuman olmus derim..." ve rahatliginida severim...

Ama gecen gun 'Opucuk Ormanlari' Baslikli yazisini okurken bir yandan geriye gittim, bir yandan ileriye...

Bir yandan cocuklugumu hatirladim yuzum gulumsedi...

Bir yandan da ilerde cok istedigimiz hayatti gordum... Tabi ki hastaliksiz hayal ediyoruz biz ama tabiki hastaliklarda mevcut olacak...

Tabi ki Askim'la birlikte...

Bebek sahibi annelerin bloglarini okurken ikimizinde ici gidiyor, ay uf diye sesler cikarip yuzumuzu en sempatik hale getiriyoruz...

Ancak suan hepimizin guzel dileklerini hak eden bir Anne adayi var, k-ikiz bekliyor, yazilarini buyuk bir keyifle okudugum Alev... Eminim hicbiriniz o guzel dileklerinizi esirgemiyeceksiniz... Kolay, agrisiz, saglikli bir dogum, ve en kisa zamanda bebislerinizi kollarinizda sevmenizi diliyoruz...

Thursday, 3 January 2008

2008!

Yeni yil postunda ki resimlerde sorun oldugu icin tekrar yazdim ve asagilara kaydigi icin Biyo'nun dogum gunu postuna geliyor butun guzel dilekleriniz:)...

Lafin kisasi yeni yil icin dileklerimizi sizinle tekrar paylasmak istedik...


Bu sene sevgiliyle ayri yerlerde oldugumuz icin yilbasinda *birlikt* ne yaptigimizi yazamadik ama, umariz ki her daim buralarda birbirimizi okuyor oluruz, ve birlikte gecirdigimiz yilbaslarinida bol bol resimlerle sizlerle paylasiriz... Zaten bu blogun amacida aaa o gun ne ya$ami$iz diye donup bakmamiz icindi:)...

En basta saglik, mutluluk, en onemliside bol bol sinirsiz sartsiz sevgi, basari, ve ferah gunler diliyoruz... Umariz 2008 guzelikleriyle hepimizde iz birakacak bir yil olur...


**Politikaya hic girmemeyi dusunmuyordum ama sonuc olarak bazi olaylar icinde umariz donum noktasi olur... Umariz ulkemizde 2009'u cok ferah bir sekilde karisilar bu sefer...


Ecem & ibrahim...